BOR’A NELER OLUYOR?
Bor sessizce kan kaybediyor.
İç Anadolu’nun incisi olarak anılan, bir dönem ticarette ve siyasette adından söz ettiren Bor’da bugün herkesin dilinde aynı soru var: Bu memlekete ne oluyor?
Son zamanlarda resmî ve özel, kamusal nitelik taşıyan kurum ve kuruluşların birer birer ilçeden çekildiğini görüyoruz. Bankalar kapanıyor, kamu birimleri gidiyor. Bor Mal Müdürlüğü’nün ilçeden ayrılması ve ardından Yapı Kredi Bankası’nın kapanması, vatandaşın sabrını taşıran son gelişmeler oldu. Çünkü giden yalnızca bir kurum değil; giden hareket, güven ve umuttur.
Peki soralım:
Nerede Bor’un seçilmişleri?
Nerede Bor’un ticareti, üretimi, sesi?
Bor, tarih boyunca sıradan bir ilçe olmadı. Osmanlı’dan bu yana İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan ticaret yolları üzerinde yer alan ilçe, tarımın, hayvancılığın ve hububat ticaretinin önemli merkezlerinden biri oldu. “Geçti Bor’un pazarı, sür eşeğini Niğde’ye” deyimi de, bir zamanlar bu topraklarda kurulan büyük pazarların ve canlı ticaret hayatının halk hafızasında nasıl yer ettiğini açıkça göstermektedir.
Eskiden Bor’da hayvan pazarı vardı, hal vardı, buğday pazarı vardı. Çarşı hareketliydi, sokaklar canlıydı. Sanayi esnafı memnundu, Bor esnafı memnundu. Bugün ise bu pazarların çoğunun yalnızca adı kaldı, kendisi yok.
Benim yaşamımda bildiğim, gördüğüm Bor ile bugünkü Bor arasında derin bir sessizlik farkı var. Ticaret zayıflamış, siyaset ilçenin yolunu unutur hâle gelmiş durumda.
Eskiden bir devlet büyüğü Niğde topraklarına ayak bastığında Bor’a uğramadan geçmezdi. İlçenin sorunlarını sorar, halkın nabzını tutardı. Bugün ise bırakın Bor’a gelmeyi, adı bile anılmaz oldu. Vatandaş neredeyse kayıp ilanı verecek hâle geldi.
Şunu açıkça ifade etmek gerekir:
Bor sahipsiz değildir; sahipsiz bırakılmaktadır.
Bu gidişata sessiz kalan, görmezden gelen, sorumluluk almayan herkes Bor’un geleceğine karşı vebal altındadır.
Bor’un unutulması bir tesadüf değildir.
Bu, yıllardır biriken ihmalin, sessizliğin ve duyarsızlığın sonucudur.
