DOLAR 9,4320
EURO 11,0057
ALTIN 540,85
BIST 1.444
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Niğde 17°C
Az Bulutlu
Niğde
17°C
Az Bulutlu
Cum 19°C
Cts 20°C
Paz 20°C
Pts 17°C

İslamoğlu, Mehmet Uzel’i Anlatıyor

İslamoğlu, Mehmet Uzel’i Anlatıyor
04.02.2021
137
A+
A-

GAZETECİLİĞİ ANLATIYOR

KONUYA BAŞLARKEN: Bu yazımızda Basın dünyamızın yağız delikanlısı, kardeşim, arkadaşım, meslektaşım, hemşerim çok değerli “Gazeteci/Yazar” sevgili Mehmet UZEL’den bahsedeceğim. Onu anlatmak sayfalara sığmaz fakat, yine de bir makalede bu değerli insanın yaşantısından örnekler ve sayın UZEL’in gazeteciliğe attığı ilk adımla başlamak daha doğru olsa gerek…Mehmet UZEL Anlatıyor: – 1958 de Kayseri’mizin ünlü Hunat mahallesin dünya ya geldim, ilk, orta ve liseyi Kayseri de okudum…Daha sonra Üniversite hayatım oldu. Lise çağlarında gazeteciliğe merakım vardı.. Çeşitli ulusal gazetelerin Kayseri muhabirliğini yaptım.. 1980 Yıllarında Günaydın gazetesinde reklam sayfaları hazırladım, daha sonra aynı sayfaları 22 sene Hürriyet gazetesin de yaptım. Kayseri de ilk reklam şirketini kurdum.. Ulusal gazetelere ve TV lere reklam servisliği yaptım.. Halen “Uzel” ajans A.Ş olarak çalışmalarımıza devam etmekteyiz.. Ankara ve İstanbul da Ajansımız ofisleri mevcut olup Türkiye genelin de çalıştığımız şirketler var..KAYSERİDE İLK RADYO ve Mehmet UZEL’in ÇIĞIR AÇIŞI1992 yılında Kayseri de ilk radyo istasyonunu kurdum.. Radyo Uzel, diye daha sonra önüne gelen radyo istasyonu kurunca 1994 yılında lisansımızı alarak yayınımıza ara verdik.. 2012 Yılında Milliyet Gazetesinin Kayseri temsilciliği alarak 5 yıl burada çalıştım, her hafta Milliyet de köşe yazdım.. Ayrıca yine her hafta “Kayseri’ye yön verenler” adı altında iş adamlarıyla, siyasilerle röportajlar yaptım.. Bu arada Turkuvaz Medya’dan gelen teklifle 4 yıldan beri, Sabah Kayseri, Foto maç Kayseri, Takvim Kayseri, Gazetelerini çıkardım.. Ayrıca gene aynı medya grubunun haftalık yayınlanan Para Dergisinde, Kayseri için çalışmalar yaptım..Şu anda sosyal medya ya ağırlık vererek 20 e yakın haber sitesinde köşe yazmaktayım..UYUYANLARI UYANDIRAN GAZETECİ…NE ACIDIR Kİ; Kumaşımızın kalitesi düşük çıktı, toplum hayatımızda başlayan sevgisizlik, adam sendecilik, onun değil benim olsun mantığı, gıybet, iftira, dedi kodu ve düşmanlaşmış bir beşeriyet.. işte bunlar hep beni derinden üzmektedir.Kayseri’de bunlar olmazdı, birbirimize yardım için yarışırdık. Nüfus arttı, dışarıdan gelenler çoğaldı, “KAYSERİDE KAYSERİLİ KALMADI” ve KUMAŞIMIZ BOZULDU.GAZETECİLİK NEDİR?; yaşanan bir olayı ya da merak edilen bir konuyu araştırıp, objektif bir şekilde kitlelere ulaştıran mesleğe verilen bir mesleki isimdir. Basın sektöründe çalışanların hepsi gazeteci değildir, evvelden alaylı gazeteciler vardı. Gazetecilik okumak isteyenler 64 farklı tercih seçeneğine sahiptir. Bu bölümü başarı ile tamamlayan kişilere “gazeteci” ünvanı verilir. Okuldan mezun olanların ufku daha geniş kavrama yetenekleri daha güçlü olmaktadır.BURADAN; Tüm basın emekçilerine ALLAH’tan kolaylık diliyorum. Vaz geçmesinler, azmetsinler mutlaka başaracaklardır.GAZETECİLİĞİN BİLİNMEYEN YÖNLERİ:Sn. Mehmet UZEL ANLATIYOR..45 Yıllık gazetecilik tecrübesiyle günümüz basın dünyasına tavsiyelerde bulunmak benim için çok önemli bir değer ifade eder.Medya dünyasında bu sektörün tüm oyuncuları rollerini çok iyi paylaşmak ve oynamak zorundadır. Başarıya ulaşmanın tek yolu budur. Röportaj rolünü üstlenenlerin kültür, kıyafet birikim ve konuşma tekniği, tavır ve tebessüm etkileri çok önemli olmak zorunda. Doğru söylenecek sözlerle atılacak cümleler birbirine karıştırılmayacak. Başarının temel kuralı budur.Canlı yayında, soru cevap konusunda yetişkin gazetecilerin rol alması şarttır. Medyanın ve medya personelinin oyunu kazanması için temel kural budur.Röportaj yapmanın inceliklerini bilmeyenler bu dalda çaba sarf etmemelidir. Hem kendi hem de karşısındakini küçük düşürür.Özellikle Kayseri basını için söylenmesi gereken önemli bir konuyu arz etmek isterim. Kayseri’de belli başlı birkaç gazete vardı.. Bunlar gazete değil resmi ilan için 500 veya 1000 adet günde basılıp ilgili yerlere biz “ yayın hayatına usulüne uygun devam ediyoruz” cevabını vermek için dağıtılır… böylece günlük gazeteler bölgede valilik kanalıyla dağıtılan resmi ilan gelirleriyle yaşamaya devam ederdi. “ŞİMDİDE AYNI”GAZETECİLİK, ÇOK ZOR ve ŞEREFLİ BİR MESLEKTİR.Kayseri kentinin adı Latince Caesarea, Yunanca καισαρία (kaysaria) adı Arapça biçiminden Türkçeleştirilmiştir. Eski isimleri Mazaka ve Kaisareia dır.Osmanlı sultanları II. Mehmed’ten başlayarak resmî sıfatları arasında Kayser-i Rum unvanını da kullanmışlardır.Caesar asıl olarak Romalı devlet adamı Caius Julius Caesar’ın (MÖ 100-44) lakabıdır (cognomen). Caesar’ın manevi oğlu olan ilk Roma imparatoru Octavianus Augustus, onursal bir unvan olarak Caesar lakabını benimsemiştir. Daha sonraki Roma imparatorları da Caesar ve Augustus unvanlarını bir arada kullanmışlardır. Bu derin tarihi bilgileri ben makalelerimde zaman zaman dile getirdim.KAYSERİLİ OLMAK BİR HAZİNEDİRTürkçe kullanımda Alman imparatorunun lakabı çoğu zaman kayzer, eski Rum ve Osmanlı hükümdarlarının lakabı ise kayser imlasıyla yazılır. Ayrıca Yılanlıdağ’ın zirvesinde dönemin en büyük Kapadokya kralına ait olan mezar kabri keşfedilmiş, çevresinde çok eski tarihî bir kale ve kale ortasında bir darphane de bulunmuştur. Kale içindeki kazılarda ele geçen bir tablete göre bu dağ üzerinde gizli bir yerde yer altı şehri ve hazineler bulunduğunu derin kaynaklara dayanarak yazmama rağmen halen hiç bir ilgi gösterilmeyişi de ayrıca beni üzmektedir.GAZETECİLİK BİLİNMEYENİ ORTAYA ATMAK DEĞİL GERÇEĞİ ÇIKARMAKTIR.Kayseri, MÖ 4000 ile MS 2000 olmak üzere 6000 yıllık bir tarihe sahiptir. MÖ 2000 yıllarında Anadolu’ya gelen Hititler, Kayseri’ye 22 km uzaklıkta bulunan Kültepe (Kaniş) şehrini kurmuşlardır. Kültepe, Kayseri ovasının en büyük şehri ve Anadolu’nun en büyük höyüklerinden biridir. Kültepe’nin hemen yanında yer alan Karum’da (Pazarşehir) yapılan kazılarda bu döneme ait çivi yazısı ile çeşitli yazılı tabletler bulunmuş ve bu tabletlerden Asurlu tüccarlarla Hititli yerliler arasındaki ticari ilişkilere ait bilgiler elde edilmiştir. Kültepe, MÖ 4000 yılından Roma devri sonuna kadar devamlı olarak yerleşme görmüştür.Aziz vatanımın tam ortasında bulunan Kayseri Anadolu beylikleri dönemi, Osmanlı Devleti dönemi ve Günümüz Cumhuriyet dönemi yaşamış ve yaşayan tarih dolu bir şehirdir. Kayseride gazetecilik yapmak basın sektöründe ayakta durmak çok büyük özen ve özveri ister.NE MUTLU Kİ…Kayseri, 1988 yılında çıkarılan 3508 sayılı Kanun ile büyükşehir unvanı kazandı. Başlangıçta iki ilçe (Kocasinan ve Melikgazi) Kayseri Büyükşehir Belediyesinin sınırlarına dâhil edildi. Belediye başkanlarımızın özverilerini ve Kayseri için çırpınmalarını yürekten tebrik ediyorum.İşte ben; böyle her bir karışı tarih dolu bir şehirde gazeteciliğe azmimle adım attım. Kayserili olduğum içinde ayrıca mutluluğumu sizlerle paylaşmak isterim.Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan Kayseri’ yaşamak “Kayserili olmak ve Kayseri’de doğmak herkese kısmet olmaz çok şükür ki Kayseriliyim. Ünlü bir deyim vardır,” ÖĞÜNMEK GİBİ OLMASIN AMMA GAYSERİLİYİM” Diye öğünsem de yeridir. Doğu-batı ve kuzey-güney ticaret yolları, orta kol ordu ve menzil güzergâhı üzerinde yer alan şehir antik dönemde Mazaka, Roma zamanında Caesarea, İslâm fethinden ve Türkler’in idaresine girdikten sonra Kaysâriye, Kayseriye imlâsıyla ve nihayet Cumhuriyet döneminde Kayseri şeklinde yazılmaya başlanmıştır. Selçuklular ve bazı beylikler döneminde merkez olduğundan şehre ayrıca Ortaçağ geleneğine göre “dârülmülk” ve sefere çıkış merkezi olduğundan “dârülfeth” unvanları verilmiştir.SORUYORUM…?Böyle derin bir tarihin içinde doğup büyümek, duyarlı bir insanı aklı başına gelince “GAZETECİLİĞE” sevk etmez mi?İŞTE BEN OYUM…Buradan; sevgili milletime, hemşerilerime, derin hürmetlerimi arzeder hastalara şife dertlilere deva vermesini RABBİMDEN dilerim SAYGILARIMLASn Mehmet UZEL -İ Mücadeleci kişiliğinden dolayı tebrik ediyor Kayseri’nin bu çok değerli gazeteci kardeşime sahip çıkmalarını gönülden istiyorum.

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.