DOLAR 32,5004
EURO 34,6901
ALTIN 2.496,45
BIST 9.693,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Niğde 19°C
Açık
Niğde
19°C
Açık
Paz 20°C
Pts 25°C
Sal 28°C
Çar 24°C

12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif ERSOY’U Anma Programı

12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif ERSOY’U Anma Programı
12.03.2024
69
A+
A-

12 Mart İstiklal Marşımızın Kabulü ve Mehmet Akif ERSOY’U Anma Programı 12 Mart 2024 Salı günü 10.30’da Niğde Belediyesi Kültür Merkezinde Niğde Valisi Sayın Cahit ÇELİK’İN Resim Sergisini ziyareti ile başladı. Şehit Yakup Avşar Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri tarafından hazırlanan anma programına Niğde Valisi Sayın Cahit ÇELİK, Belediye Başkan Vekili Melih AYHAN, Cumhuriyet Başsavcısı Ufuk Mustafa SÜREN, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa USLU, Baro Başkanı Emin Alper ÖZTÜRK, Emniyet Müdürü Adnan ÖZDEMİR, İl Jandarma Komutanı J. Albay Gürol OKYAR, İl Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim YAŞAR ile diğer protokol mensupları katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşımızın okunması ile başlayan program Okul Müdürü İdris İSPİROĞLU günün anlam ve önemini belirten konuşması ile devam etti. Okul Müdürü konuşmasında “Sayın Valim, Sayın Belediye Başkanım, protokolün değerli temsilcileri, saygıdeğer misafirler ve sevgili öğrenciler;

İstiklal Marşı’nın TBMM tarafından kabulünün 103. Yıl Dönümü ve Mehmet Akif ERSOY’U anma münasebetiyle okulumuzun öğretmen ve öğrencileri tarafından hazırlanan programa hoş geldiniz.

 

Değerli misafirler, bir oldu bittiyle girdiğimiz 1. Dünya Savaşı sonunda, milyonlarca kilometrekare vatan toprağımız elimizden kayıp gitmiş, bin yıldır kanımızla suladığımız son vatan parçası da vahşi sırtlanlar tarafından dört bir yandan kuşatılmıştı. Adeta bir yangın yerine dönen Anadolu’da Türk milleti, Gazi Mustafa Kemal’in önderliğinde kadını erkeği ile görülmemiş bir destan yazdı. Bu şartlarda kalemiyle ve kelamıyla mücadele eden Mehmet Akif, Nisan 1920’de Kuvayı Milliye’ye katılmak üzere Ankara’ya geldi. Taceddin Dergâhına yerleşerek çalışmalara başladı. Haziran 1920’de ise en yüksek oyu alarak Burdur mebusu seçildi. Çeşitli gazete ve dergilerde yazdığı yazılarla ve camilerde verdiği vaazlarla halkı Millî Mücadele’ye katılmaya çağırdı. Düşmanla savaşan orduya destek vermek için, komutanlarla birlikte cepheleri dolaşarak Mehmetçik’e moral verdi.

Çanakkale’nin destanını o yazdı. Ordunun Duası’nı o yazdı. Esaret günlerinin en acı feryadını bülbülün dilinden o yazdı. Şiirleriyle, vaazlarıyla İstiklal meşalesini gönüllerde o tutuşturdu. Canı, cananı ve bütün varını Cennet Vatanına feda eden şairimizi şimdi çok daha büyük bir görev bekliyordu.

Kurtuluş Savaşı yıllarında ordudan, bir istiklal marşı yazılması talebi üzerine, Maarif Vekaleti bir yarışma açar. Yarışmaya 724 şiir katılır, ancak hiçbiri Milli Marş olmak için yeterli değildir. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi, para ödülünden dolayı yarışmaya katılmayan Mehmet Akif’e bir mektup yazarak, yarışmaya katılmasını rica eder. Bütün mesuliyeti yüreğinde hisseden Akif, böylece yarışmaya katılır. Meclisin 12 Mart 1921’de yaptığı toplantıda, müzakereler sonucunda İstiklal Marşı olarak kabul edilen Mehmet Akif’in şiiri, Meclis kürsüsünden okunur. Şiir, büyük bir coşkuyla, ayakta alkışlanır.

İman dolu bir yürekten fışkıran İstiklal Marşımız, ezelden beri hür yaşamış olan kahraman milletimizin hürriyet aşkını, iman ve cesaretini ve şanlı hilalin ebediyen yurdumuzun üstünde dalgalanacağını, en güzel ve coşkulu bir şekilde, ifade etmektedir.

1925 senesinde, canından çok sevdiği vatanına veda ederek Mısır’a giden Mehmet Akif, 1936 yılında ağır hasta olarak yurda döndü. Çanakkale’den geçerken İstanbul’un camilerini görünce gözyaşlarını tutamadı. 27 Aralık 1936 senesinde İstanbul’da, Mısır Apartmanı’nda vefat etti. Cenaze namazı ertesi gün Beyazıt Camii’nde kılınarak, Türk Bayrağına ve Kabe örtüsüne sarılı tabutu Edirnekapı Mezarlığına kadar, “Asım’ın Nesli” dediği, gençlerin omuzlarında taşındı.

Vefatına yakın bir dost meclisinde söz İstiklal Marşı’na gelince, Akif: “İstiklal Marşı bir daha yazılamaz. Kimse bir daha istiklal marşı yazamaz. Ben de yazamam. Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.” dedi ve sustu. Allah bu millete, bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın “dedi.

12 Mart konulu Oratoryo gösterisinin ardından İstiklal Marşımızın yazılma sürecini konu alan Tiyatro ile devam eden program hatıra fotoğrafı çekimiyle program sona erdi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.