NİĞDE’NİN EVLADI, AKSARAY’IN GÜÇLÜ VALİSİ
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle komşu ilimiz Aksaray Valiliği görevine atanan Niğde sevdalısı hemşehrimiz Murat Duru’yu Aksaray sevdi, Aksaray’a Murat Duru sevildi; bu tablo Niğdeliler olarak bizleri gururlandırdı.
Aksaray Valisi hemşehrimiz Murat Duru’nun Aksaray’ın yerel ve genel medyasında bölgesel gelişmeye dikkat çektiğini belirterek devletimizin şefkat elini her kesime, her noktaya dokunarak hissettirdiğinden bahsedilmesi, hemşehrilik bağımızı daha da güçlendirdi.
Deneyimli duayen gazeteci dostum, arkadaşım, meslektaşım Abdulkadir Ay’ın kaleme aldığı Vali Murat Duru için yazısını sizlerle paylaşmak istedim.
BAŞARININ NEDENİNİ GÖRDÜM
Yorum ‘ Abdulkadir Ay
Aksaray’da görev yapan valilere yıllar içerisinde dikkatle baktığımızda şunu görürüz: Başarı çoğu zaman şahsi gayretle, bireysel vizyonla şekillenir.
Vali eşleri ise genellikle zarif bir mesafede durur; gelişmeleri takip eder, destek olur fakat çoğu zaman ön planda görünmezler.
Ancak bu dönem farklı bir tabloyla karşı karşıyayız.
Ramazan ayının ilk iftarını, Aksaray Valiliği’nin şehit ve gazi ailelerimiz için düzenlediği programla açtık.
O akşam yalnızca bir iftar sofrasında değil, aynı zamanda güçlü bir aile birlikteliğinin ve bilinçli bir temsil anlayışının da şahidi olduk.
Sayın Valimiz Murat Duru konuşmasında heyecanla eşine teşekkür ederken, o bağlılık ve içtenlik salonda hissediliyordu.
Bu, yadırganacak bir durum değil; aksine doğal ve olması gereken bir tabloydu.
Çünkü o gecenin gerçek ev sahibi Elif Duru idi.
Şehit anaları, gazi nineleri, onların evlatları…
Bu özel ve hassas kesimlerle kurulan temas, sadece resmi bir görev değil; gönül işidir.
Çocuk Evleri’nde düzenlenen iftar programında da aynı tabloyu gördük.
Çocuklarla tek tek ilgilenen, göz hizasına inerek konuşan bir yönetim anlayışı… Sayın Valimizin “Devletimizin şefkat eli her zaman omuzlarınızdadır” sözleri, kuru bir protokol cümlesi değil; sahada karşılığı olan bir yaklaşımın ifadesiydi.
Başarının sırrı bazen ayrıntıda gizlidir.
Bir ziyarette kendisiyle OrtaŞehir Havalimanı projesini konuşurken bunu net biçimde hissettim. Dört vilayetin ortak kalkınmasına zemin hazırlayabilecek bir mega proje olarak anlattığım fikri pür dikkat dinlemesi, konuyu anında kavraması ve “Aynı şeyi düşünüyordum zamanla olgunlaştıralım, hızlı tren geldikten sonra Antalya’dan turist akını olur” diyerek vizyoner bir çerçeve çizmesi, geleceğe dair bakış açısını ortaya koyuyordu.
Sade, net ve kararlı.
Bu özgüvenin arkasında ise dimdik duran bir aile desteği olduğu açık.
“Atasözleri boşuna söylenmemiştir”
derler ya; her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır. O gece o kadını gördük ve başarının nedenini anladık.
Önümüzde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü var. Hemen ertesi gün 9 Mart Dünya Aksaraylılar Günü. 9 Mart’ta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Ticaret Bakanı Sayın Olgun Amcaoğlu ve Gönyeli Belediye başkanı Hüseyin. Amcaoğlu Aksaray’da olacak. Kendisi Osmanlı döneminde Kıbrıs fethi sonrası göç eden ailelerin torunları olur Gönül ister ki 8 Mart vesilesiyle misafirlerimizin eşleri de şehrimizi tanıma fırsatı bulsun; Ihlara Vadisi’nden Güzelyurt Manastır Vadisi’ne, Selime Katedrali’nden Sultanhanı Kervansarayı’na uzanan bir kültür yolculuğu yapılsa… Şehir temsili yarım değil, tam olmalı. Çünkü temsil bir bütündür.
Aksaray artık kabuğunu kırıyor.
Bugüne kadar tanıtım faaliyetlerinde İstanbul’un dışına çıkmakta zorlanmıştık. Ancak şimdi Turizm Birliği’nin kurulmasıyla birlikte rotanın Almanya’ya, Berlin’de açılacak turizm fuarlara çevrilmesi konuşuluyor. Bu, sadece bir fuar meselesi değil; vizyon meselesidir. Orada yaşayan gurbetçilerimiz de yalnız bırakmayacaklardır gördüklerinden Aksaray’a dair bir iz, bir mekan, bir kimlik görecekler. Bu talep her yıl artacak.
Bir sonraki adım neden Kıbrıs olmasın? Gönyeli’de yaşayan çok sayıda Aksaraylı aile var. Dünya Aksaraylılar Günü kavramı artık sınırları aşan bir gün haline gelebilir. Belki bir yıl Almanya’da, bir yıl Kıbrıs’ta, bir yıl yine Aksaray’da…
Aksaray’a gönül vermiş, burada görev yapmış, kız almış-kız vermiş, okumuş, yaşamış herkesin kendini ait hissedeceği bir “Aksaraylılık bilinci” inşa edilebilir.
İşte bu günler bunun için var.
Ben bu dönemde Aksaray’ın alışılmışın dışında, daha güçlü ve daha iddialı bir tanıtım süreci yaşayacağını düşünüyorum. Sayın Valimizin vizyoner tavrı ve hanımefendinin bilinçli, kendinden emin duruşu bana umut veriyor.
Yeni dönem Aksaray’ımıza hayırlı olsun.
