GERÇEK HAKİMİYET DİNİ VE MİLLİ DEĞERLERE SAYGIYI SAĞLAYAN ANAYASADA!
Cumhuriyetimizin 106.yıl dönümündeki yazımda belertildiği gibi genel olarak 2002 ‘den itibaren yapılmaya çalışılsa da 2010 yılı Anayasa Referandumu oylaması sonucunun alınmasına kadar kendi öz yurdunda paryalıktan kurtulamayan milletimizin %99.5’uğunu oluşturan Müslümanlar bu tarihten itibaren pey der, pey alınan sivilleşme ve demokratikleşme çabaları çerçevesinde inancının üstündeki yasakların alınan idari kararlarla kaldırılmasıyla paryalıktan kurtuldu.!!!
YASAKLARI KALDIRAN İYİLEŞTİRMELERE ANAYASAL VE YASAL GÜVENCE GETİRİLMEDİ!
Fakat son 15 yıldır ülkemizdeki sivilleşme ve normalleşmeyle birlikte fikir ve inanç hürriyetinde sağlanan iyileştirmelerin yasal ve anayasal güvencesi maalesef şimdiye kadar sağlanamadı.!!!
Alimallah eğ erki dini ve milli değerlere karşı olanların ellerine fırsat geçse!,(Ramazan etkinlikleri ve Milli Eğitim Bakanın genelgesi ile İlahilere gösterilen tepkiden görüleceği gibi) bu fırsatın ellerine geçtiği andan itibaren Hak tarafından emredildiği gibi inanıp ,inandığının gereğini yapan bu çerçevede dini ve milli değerleri benimseyenlerin vay haline.
Ellerine fırsat geçer geçmez tüm dindarlar bir damla suda boğdurulurlar!!!
İktidara gelmelerinden sonra önce akla ziyan şekilde tüm sokakları ne idüğü belli olmayan “Kamusal alan(!)” olarak ilan ederler.
Ardından ise başını örtenin, sakal bırakanın, başında takke olanın yaşına, başına eğitimine bakmaksızın tüm kadınların sokakta, çarşıda pazarda, otobüste, metroda, trende bile başlarını örtmelerine izin vermezler!
BAŞ ÖRTÜLER İLE TAKKELERİ YERLERE ATILIP ÇİĞNENİR BİRDE CEZA VERİLİR!
Ellerine fırsat geçerse tıpkı 28 Şubat döneminden başlayarak 2010 yılı anayasa referandumuna kadar devam eden Sünnete uygun bırakılan sakalları keserler, takkeleri tıpkı tek parti döneminde ve daha sonrada belli yıllara kadar yapıldığı gibi alıp yere atıp ayaklarının altında çiğnerler.
Sonrada başını örten, sakal bırakan ve başında takke olanları önce karakollara sevk edip ardından ise mahkemelere hem hapis cezasına çarptırılarak hem de para cezasıyla cezalandırılmaları için sevk ederler.
Kendilerini ülkenin sahibi, nüfusumuzun kahır ekserisini oluşturanları kendi emellerine hizmet etmekle mükellef görenlerin inanların ensesine boza pişirmeleri ve doğduklarına pişman ettikleri inanları bir damla suda boğacaklarından hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Yapılan zulmün özetinin özetini bile yazmadan yerimin dolması nedeniyle tarihten ders alınmaması halinde tekerrürün kaçınılmaz olmasını ise İnşallah yarın yazacağım.
Mutlu Türkiye için gerekenlerin yapılmasına katkı için okunması ve okutturulması dileğiyle.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun.
Devamı Pazartesi’ye.
