NİĞDE SON DAKİKA
LAHANA ÇİFTÇİSİ BU YIL DA BURUK
NİĞDELİ PROF. DR. FATİH YÜCEL İİBF DEKANLIĞINA ATANDI
NİĞDE’DE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE YEŞİL DÖNÜŞÜM MASAYA YATIRILDI
ADALET VE HAKİKATİN TAVİZSİZ NÖBETÇİLERİ: AKSARAY’LI CEMÂLİ AİLESİNİN ŞANLI VARİSLERİ!
VALİ AKMEŞE’DEN CUMHURİYET’İN 103. YIL DÖNÜMÜ MESAJI
NİĞDE’DE KADINLARA VE ÇOCUKLARA ÜCRETSİZ MAÇ MÜJDESİ
NİĞDE AKIN GÖNEN’İ UNUTMAMALI
NİĞDE’NİN PATATESİ SANATLA BULUŞTU
NÖHÜ’DE 135 GELECEĞİN HEKİMİ BEYAZ ÖNLÜK GİYDİ
BAŞKAN ÖZDEMİR TÜRKİYE HİDROJEN ZİRVESİ’NDE NİĞDE’NİN YEŞİL ENERJİ MODELİNİ ANLATTI
NİĞDE TİCARET VE SANAYİ ODASI İLE TİCARET BORSASI ÖĞRENCİLERİ UNUTMADI
NÖHÜ’DEN HAYVANCILIKTA YEM MALİYETLERİNİ AZALTACAK ÇALIŞMA
VALİ AKMEŞE, 807 POLİS ADAYINA İLK DERSİ VERDİ
VALİ AKMEŞE ÇİFTLİK’TE YERLİ VE MİLLİ PATATES HASADINA KATILDI
ZEMBİLLİ VE EMİNÜDDİN AKSARAY’İ GİBİ HAKKIN EMRİNİ SÖYLEYEN YİĞİT TUNUSLU BAŞ MÜFTÜ!
BAŞKAN ÖZDEMİR ÖZBELDE MEVKİİNDE ALTYAPI ÇALIŞMALARINI YERİNDE İNCELEDİ
FATİH ERİÇ, BOR TİCARET VE SANAYİ ODASI MECLİS ÜYELİĞİNE SEÇİLDİ
TİGAD GENEL BAŞKANI OKAN GEÇGEL’DEN 21 EKİM GAZETECİLER BAYRAMI MESAJI: “BASINDAN TASARRUF OLMAZ, GAZETECİLERİN EMEĞİ GÖRMEZDEN GELİNEMEZ!”
SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ DEKANI PROF. DR. YELİZ AKKUŞ’A ZİYARET
BAŞKAN ÖZDEMİR, NİĞDE’NİN TÜM MUHTARLARIYLA HORANTA KAYARDI’DA BİR ARAYA GELDİ
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Niğde °C
Niğde
°C
°C
°C
°C
°C

ZALİMİN ZULMÜ, MAZLUMUN “AHI” ASLA YERDE KALMAZ

21.02.2024
814
A+
A-

Dünya hayatı bir imtihandır. İmtihan; sözlükte denemek, tecrübe etmek, sınamak anlamlarına gelmektedir.

İslâmî bir terim olarak ise; C. Allah’ın insanları dünya hayatında hayır ve şerle imtihan ederek, sabır ve teslimiyet gösterenlerin ahirette mükâfat alması, isyan edenlerin cezalandırması demektir.

HZ. Muhammed (SAV); “ İnsanın belaya uğraması, günahtan arınmaya, temizlenmeye vesile olur.

Öyle günahlar vardır ki ancak başa gelen sıkıntılara sabretmek suretiyle silinir ve af edilir” Buyurur. Tirmizî, Zühd, 56)

Bir dostum anlatmıştı, Hacı Ömer Sabancı Adana da binlerce işçinin çalıştığı Bossa tekstil fabrikaların sahibidir. O, birgün büyük bir salonda kuşun sütü hariç mükellef bir sofra hazırlatıp, yüzlerce çalışanına yemek ziyafeti verir. Kendisi de bir köşede oturur onları izlemeye başlar.

İşçilerden birinin yemek yemediğini görünce yanına çağırır ve ona;

“Evladım sen neden yemiyorsun “ deyince, İşçi;

“Efendim biz bu güne kadar böyle bir ziyafeti hiç görmedik. Siz tavuk butlarını ellerine alıp görgüsüzce yememize içten içe gülüyorsunuz” demesi üzerine Sabancı;

“ Evladım keşke sağlığım sizinki kadar yerinde olsaydı da bu yemekleri yiyebilseydim. Şeker hastasıyım, bunların tadına bile bakamıyorum” diye cevap verdi. Bu da insanlar için sağlıkla ilgili bir sınav değil midir?

Son depremlerde on bir ilimiz yerle bir oldu. Kahraman Maraş’ta yaşlı bir kadın evinin yıkılan enkazın yanında ellerini açmış,

“ Ya Rabbi ben kızımın evi yoktur diye biriktirdiğim paralarımla ona bir ev aldım, meğerse ona ev değil mezar almışım” diye ağlıyordu. Bu da sabır ve imtihanın diğer bir yüzüydü.

Bir başka enkazın altından çıkan orta yaşlı bir adam ise;

“Allah’ım dün akşam fabrika ve iş yerlerim, yüzlerce çalışan işçim vardı, zengindim. Şimdi yakınlarımla birlikte onların tamamı kaybettim ve yoksul hale düştüm”. Dedi.

C. Hak Ayet-i Kerimesinde; “An dolsun ki, Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele.” Buyuruyor. Bakara Suresi, 286. ayet:

Buraya kadar anlatılan konularda insanların kusurları olamadan, tabii afetler, mal-can kayıpları, hastalık ve sıkıntılar insanlar için imtihan ve sabır niteliğindedir.

Şimdi de insanlar arasında korku toplumu yaratanlar, fitne tohumu saçanlar, siyasi olarak adaleti hiçe sayarak birçok masumun hayatını yok edenlerin yaptıkları zulüm ve akıbetine dair örnekler sunmak istiyorum.

Bu konu da Kuran- Kerimde; “İyilik yapan da kötülük yapan da karşılığını eksiksiz görecektir: “Artık kim zerre ağırlığınca hayır yapmışsa onu görür. Ve kim zerre ağırlığınca Şer yapmışsa onun bedelini öder.” Deniyor (Zilzâl, 99/7-8)

Türkiye Cumhuriyeti’nin (1950-1960) yılları arasında iktidarda olan Başbakan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu Maliye bakanı ve devlet bakanı Hasan Polatkan, 1960 ihtilalinde vatan haini olarak yargılandılar ve asıldılar.

Bir müddet sonra yeniden yargılandılar, suçsuz olduklarına dair verilen kararla “iade-i itibar” ile beraat ettiler ve cenazeleri mezarlarından çıkarılıp devlet töreniyle devlet anıt mezarlığına defnedildiler.

Onlara haksızca ölüm fermanı veren yargıç ve savcıların bazıları, çaresiz hastalıklara uğradılar ve her biri uzun yıllar acılar içinde kıvrandılar ve öldüler.

Seksenli yıllarda birçok genci sağcı-solcu diyerek birbirlerine düşman edip kırdıran Kenan Evren ve Konsey üyelerinin,” adaleti sağlıyoruz” diye her iki taraftan gencecik çocukları hapishanelerde eziyet ve işkencelerle öldürdüler. Onların akıbeti de korkunçtu, kimisi alzheimer, kimisi felç oldu, uzun süre yatalak vaziyette kronik hastalıklarla boğuşarak en acı ölümü yaşadılar.

Hz. Ali (r.a.)¸“Zalimin sonu yaklaştıkça zulmü artar ve daha da azgınlaşır. Eğer zalim ısrarla zulme devam ediyorsa bil ki sonu yakındır. Eğer mazlum da ısrarla direniyorsa bil ki onun için zafer yakındır.” Diyor.

Buna göre insanoğlu emin olmalıdır ki “Zalimin Zulmü, Mazlumun Ahı Asla Yerde Kalmaz” Elbette ki bu dünya hayatı bir imtihandır. Hiçbir kimse yaptığının bedelini ödemeden asla ölmeyeceğini Kuran-ı Kerim haber veriyor.

Bir kere her dönemde haramiler, siyaseti araç olarak kullanarak haksız kazanç sağlayanlar, kul hakkı yiyenler, rüşvetle makam mevki sahibi olanlar ve bu konuda onlara destek verenler, onun bunun karısına, namusuna göz dikenler, insanlar arasına fitne tohumu saçanların akıbetleri sonuç olarak da böyle olacak…

Dünyanın en güçlü hükümdarı, üç kıtayı zapt etmiş, dördüncüsüne de el almış, Devlet hazinesi altınlarla dolu olan Kanuni Sultan Süleyman “Ben ölünce bir elimi tabutumun dışına atın. İnsanlar görsünler ki padişah bile bu dünyadan eli boş gitti, desinler” diye vasiyette bulunmuş ve bu vasiyette yerine getirilmiştir.

Onun için diyorum ki, “Zalimin Zulmü, Mazlumun “Ahı” Asla Yerde Kalmaz”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.