ADALET VE HAKİKATİN TAVİZSİZ NÖBETÇİLERİ: AKSARAY’LI CEMÂLİ AİLESİNİN ŞANLI VARİSLERİ!
Bu yazıyı okuyan özelde Aksaraylıların genelde ise tüm inanların aslı kibirden gelen kapılanı Rabbim göstertmesin dinden çıkartan gurura kapılmadan ve Hakka bahşettiği için şükrederek öznesi olan Hak dostlarını okuyarak hayatlarında rehber etmeleri/edilmesi dileğiyle kaleme aldım.!
TUNUS BAŞ MÜFTÜSÜ MUHAMMED ABDULAZİZ EL-CEATİN VE ZEYTUNE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ MUHAMMED ET TAHİR İBN AŞUR’UN (*) DİKTATÖR BURGİBA’YA KARŞI ÇIKMALARINDAN 500 YIL ÖNCE OMURGALI DURUŞUYLA EVLATLARIYLA ALİMLERE ROL MODEL”ŞEYH CEMALEDDİNİ AKSARAYİ”
Bu konuda (İsmail Hami Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi). (Ahmet Şimşirgil, Kayı Serisi ve Osmanlı Uleması) İslâm Ansiklopedisi, “Zenbilli Ali Efendi” ve “Cemâleddin Aksarâyî” Maddeleri). Başta olmak üzere 3 Şeyhul İslam’ın ve 1 Veziri Azamın dedesinin Amasya kadılığı, Amasya kazas¬kerliği ve Karamanoğlu Alâeddin Bey dönemindeki Konya kadılığıyla müderrisliği anlatılır.
Bu kaynaklar ve daha birçok kaynakta görevleri boyunca ve medreselerdeki hocalığında daima sözünü dudaktan, gözünü budaktan esirgemeyerek can ve mal ile makam korkusunu ayaklarının altına alarak her daim ve her şartta Hakkı ve dolayısıyla Hak emri olan adaleti yükselten, zulme ise ala rıza göstermeyen yaşarken ve vefatından sonra nice kerametleri görülen Osmanlı devletinin ilk Şeyhul İslamı Molla Gorani’nin hocasıdır.
AKSARAY’DAN BAŞLAYIP MISIR’DA DEVAM EDEN ADALETİN TİMSALİ EMİNÜDDİN AKSARAYİ
Aksaraylı ve o dönemin manevi ikliminin membaı olan memleketinde Anadolu irfanı ile yetişen kendisiyle ilgili olarak (İbn Hacer el-Askalânî, İnbâü’l-Gukr), (İbn İyâs, Bedâi‘u’z-Zuhûr fî Vekāi‘u’d-Duhûr), (Prof. Dr. Fatih Yahya Ayaz, Memlûkler Dönemi İlmi ve Adli Hayatı). (Sehâvî, ed-Davü’l-Lâmi‘). Verilen bilgilerde Hükümdarın bazı kişilerin mallarının savaşın sübvanse edilmesine dinin bunun men ettiğini söylemesiyle engellemesi başta olmak üzere dönemindeki omurgalı durumundan sitayişle bahsedilen Kölemen (Memlûk) Sultanı Melikü’l-Eşref Kayıtbay döneminde (1468-1496) Mısır’da kadılık ve ilmiye reisliği (şeyhülislamlık makamı nezdinde fetva ve adli makam) yapan Aksaraylı büyük âlim Eminüddin-i Aksarayî ecdattan gelen omurgalı duruşa en somut kanıtıdır.
SULTANLARIN KARŞISINDAKİ DİK DURUŞUYLA NİCE CANLAR KURTARAN, KARŞI ÇIKTIĞI NİCE YANLIŞ KARARLAR İÇİN GERİ ADIM ATTIRAN AKSARAYLI 2. ŞEYHUL İSLAM ZEMBİLLİ ALİ EFENDİ!
Bu konuda(Alâeddin Ali b. Ahmed el-Cemâlî) (İsmail Hami Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi). ,(Hâce Sâdeddin Efendi, Tâcü’t-Tevârîh). (Taşköprüzâde, eş-Şekâikü’n-Nu‘mâniyye). (Solakzâde Tarihi),(Osmanlı Tarihi Literatürü ve Divan Edebiyatı Kaynakları) ve Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisindeki Zembilli maddesinde Aksaray’ın ve inanların onuru Sultan 2. Beyazıt, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman 24 yıl Şeyhülislamlık yapan Zembilli Ali Aksaray’ı anlatılır.
Bu kaynaklarda özellikle omurgalı dik duruşuyla ilgili verilen bilgilerin birkaçında
Yavuz Sultan Selim’in haksız bulduğu 150 memurun idam kararını önlemek için Divan’a bizzat yürümüş, “Bizim vazifemiz padişahın ahiretini korumaktır!” diyerek sarayın iradesine karşı hukukun üstünlüğünü tescilleyerek bu canları kurtardı
Aynı şekilde ipek ticaretinden dolayı idama mahkûm edilen 400 tüccarın hakkını savunurken Padişaha selam vermeyecek kadar izzetli bir duruş sergilemiş); Kanunî Sultan Süleyman’a karınca misaliyle verdiği nüktevi cevapla da devletin adaletle payidar olacağını hatırlatandır.
AKSARAY ŞEYHUL İSLAMLARININ SON HALKASI “CEMALİ ZADE HAMİD EFENDİ”
(TDV İslâm Ansiklopedisi, “Cemâlîzâde Hamid Efendi” Maddesi). (Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmanî). (Ataî, Zeyl-i Şekâik). de verilen bilgide;
Şeyhulislam Zembilli Ali Efendi’nin yeğeni (kardeşi Muhyiddin Mehmed Efendi’nin oğlu) olan Cemâlîzâde Hamid Efendi (ö. 1582), III. Murad döneminde (1577-1580 yılları arasında) şeyhülislamlık makamında bulunmuş çeşitli kaynaklardaki tespitlerimize göre Aksaray’ın son Şeyhülislamıdır.
Ailenin bu son Şeyhülislamı da ecdadından aldığı mirasla devletin merkezinde Hak ve hakikatin savunucusu olmuş, makamın ve gücün rüzgârına kapılmadan ilmin izzetini koruyan Mevla’nın emirlerini yükselten imanlı bir Aksaraylıdır.
Bugün bizlere düşen görev, bu şanlı ecdadın hatırasına sahip çıkmak; Hakkın rızası için kalemiyle, fikriyle ve duruşuyla adaleti her şeyin üstünde tutan o asil Aksaray ruhunu yaşatmaktır.
Unutulmamalıdır ki devletler top ve silahla değil, adaletle ve vicdanlı âlimlerin Hakkı yükselten ,zulme taviz vermeyen uyarısıyla /uyarılarıyla payidar olur.!
Her zaman ve her şartta dünya mevkii ve makamıyla ve can korkusundan dolayı ilim ve adaletten taviz vermeyen bu yazıda isimler geçenler başta olmak üzere Hz. Adem (A.S.) atamızdan günümüze kadarki adil din adamları ile hakimlerin ve ortaya konan kararları uygulayan yöneticilerinde ruhlarının şad mekanlarının cennet olmasını Haktan niyaz ederim.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun.
(*)Tunus diktatörü Habib Burgiba’nın akla ziyan şekildeki orucun çalışmada verimliliği düşürdüğü gerekçesiyle fetva verilmesini istediği Tunus’un Baş Müftüsü Muhammed Abdülaziz el-Ceait’in dünya malı ile mevkisine ve diktatörün vereceği cezaya eyvallah etmemesi nedeniyle görevden alındı.
Zalim Burgiba tarafından iletiilen aynı istek Zeytune Üniversitesi Dekanı ve büyük İslam alimi Muhammed et-Tâhir ibn Âşûr bu isteğe karşı ülkenin milli radyosuna 1961’in Ramazanında çıkarak canlı yayında Bakara Suresi 183. ayetini (“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınasınız diye oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı”) ayetinin okumasının ardından “Allah doğruyu söyledi, Burgiba yalan söyledi” dik duruşu nedeniyle ifadelerini arka arkaya üç kez Burgiba tarafından görevden alındı.
