ZEMBİLLİ VE EMİNÜDDİN AKSARAY’İ GİBİ HAKKIN EMRİNİ SÖYLEYEN YİĞİT TUNUSLU BAŞ MÜFTÜ!
Çarşamba’dan devam.
Tunus diktatörü Burgiba’nın Ramazan orucunun verimliliği düşüreceği bahanesiyle tutulmaması yönündeki fetva istediğinde yüksek ihtimal ile tarihteki diğer zalimler gibi talebi iletilenlerinin veya bizzat görüşerek taleplerini ilettiği din adamlarının can ve mal ile makam korkusu nedeniyle bunu kabul edeceklerini sanıyordu.!
Fakat Çarşamba günkü yazıda Hakkın Külli iradesiyle bu satırları yazan yer yüzünün en edna kuluna bahşettiği cüzi iradeyle kaynaklarıyla ortaya konan bilgilerden de görüleceği gibi imanlarından gelen cesaretleriyle zalim diktatör Burgiba’nın anti dini ve anti insani isteklerini Osmanlı İmparatorluğu ile Kölemen devletlerindeki iki yiğit 3 Padişah döneminde Şeyhul İslamlık yapan başını budaktan, sözünü dudaktan esirgemeyen Şeyh Cemaleddini Aksaray’nin oğlu Mısır Kölemen (Memlûk) Sultanı Melikü’l-Eşref Kayıtbay döneminde (1468-1496) Mısır’da kadılık ve şeyhülislamlık yapan Aksaraylı büyük alim Eminüddin-i Aksarayînin ve kardeşinin torunu Zembilli Ali’nin yaptıkları gibi her daim Hakkı kayırdılar.
ZALİM BURGİBANIN EMRİ YERİNE HAKKIN EMRİNİ TUTAN İKİ TUNUS’LU ALİMİN ŞANLI HAYATI
Zalim Burgiba’nın isteğini ret ederek Hakkın emrini en gür şekilde dile getirmesi nedeniyle 1960 yılında görevden alınan Ruhu şad mekanı cennet olası Baş Müftü Muhammed Abdülaziz el-Ceait, 10 yıl sonra, 5 Ocak 1970 tarihinde 84 yaşında Hakka yürüdü.
Baş Müftü Muhammed Abdülaziz el-Ceait Görevden alınmasından ruhunu Hakka emanet etmesine kadar Zalim diktatör Burgiba’nın ve rejiminin tüm maddi ile manevi baskılarla geri adım atması beklentisinin aksine Tunus halkı ve İslam dünyasındaki ilmi saygınlığını hiç kaybetmedi.
Hayatının son 10 yılını evinde tamamen bağımsız bir şekilde okuyarak, fetva mirasını düzenleyerek ve talebe yetiştirerek geçirdi.
BAŞ MÜFTÜDEN SONRA AİLESİNDEDE DEVAM EDEN OMURGALI DİK DURUŞ!
Merhumun dik duruşu ailesinde de devam etti.
Kendisinden yıllar sonra, oğlu Kemaleddin el-Ceait de babasının izinden giderek 1998-2008 yılları arasında Tunus Cumhuriyeti Baş müftülüğü görevini yürüttü.
Abdulaziz el-Ceait görevdeyken ve görevden alındıktan sonrada ara vermeden sürdürdüğü ilmi çalışmalarında Mecelle Projesi (Majallah) merhum pir fani hayatında İslam hukuku tarihindeki en büyük kalıcı eserini oluşturdu.
1947-1950 yılları arasında Adalet Bakanlığı yaptığı dönemde, Tunus’un medeni hukuk kodlarını İslam fıkıh mirasına (özellikle Maliki mezhebine) göre düzenleyen devasa bir hukuk külliyatının komisyon başkanlığını ve başyazarlığını yaptı.
Bu çalışma, daha sonra Tunus Medeni Kanunu’nun (Kişisel Statü Kodu) da temelini oluşturan kaynak oldu..
Abdulaziz el-Ceait görevdeyken verdiği resmi fetvaları ve Hakkı kayırması nedeniyle görevden alınmasından sonraki ilmi mütalaalarını El-Fetâvâ ve’l-İctihâdât (Fetvalar ve İctihadlar) bir araya getirdiği kitabında modernleşen Tunus toplumunda aile hukuku, miras ve ibadet hayatına dair çağdaş problemlere getirdiği özgün çözümleri içerir.
Klasik Maliki fıkhının metinleri üzerine yazdığı şerhler (açıklamalar) ve Zeytûne müfredatının modernizasyonu için kaleme aldığı eğitim makaleleri bulunmaktadır.
Özetle; Burgiba’nın baskısı karşısında makamını kaybetmeyi göze alan Baş müftü Abdülaziz el-Ceait, 1970’teki vefatına kadar onurlu duruşunu korumuş ve arkasında modern İslam hukukunu derinden etkileyen güçlü bir fetva ve kanunlaştırma mirası bırakan imanlı yiğit bir Müslüman olarak ahirete göçtü. Ruhu şad mekanı cennet olsun.
(Kaynak: Wikipedia – Mohamed Abdelaziz Djaït & Muhammed Bouzghiba – Cheikh Mohamed Abdelaziz Djaït : l’homme et sa pensée)
Cuma’mız mübarek olsun.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun.
Devamı Pazar’a.
