DOLAR 18,8298
EURO 20,1780
ALTIN 1.135,14
BIST 4.186,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Niğde -3°C
Çok Bulutlu
Niğde
-3°C
Çok Bulutlu
Per -3°C
Cum -3°C
Cts -1°C
Paz 0°C

ÇEKTİĞİMİZ SIKINTILARIN DAHADA FAZLASINI HAK EDİYORMUYUZ ETMİYORMUYUZ?!!!

04.01.2023
94
A+
A-

İslam tarihine kısa bir göz atıldığında Yüce dinimiz İslam’ın değerlerinin devlet ve millet tarafından en iyi şekilde yaşatıldığında bunu yaşayan ve yaşatanların döneminde İslam toplumun bireyleriyle devletlerinin her yönüyle dünyanın gıpta ettiği.
İSLAMI TAM YAŞANA DELETLE MİLLETİ DÖNEMİNDE MADDİ VE MANEVİ İLİMLE ADALET’DE ZİRVE YAŞANDI!!!
Maddi ve manevi ilimlerin zirveye çıkartıldığı fertlerinde en zengin dönemlerini yaşamalarının yanında yapılan fetihlerle alınan yerlerde yaşayan Müslümanlarla birlikte Gayri Müslimlere de adalet götürüldüğü görülüyor.
Aksi yapıldığında ise ülkeler ve insanların en büyük sıkıntılara duçar oldukları da inkar edilmez bir gerçektir.
Konuyu günümüze göre günceller isek;
ALLAH’IN SELAMINI VERMEYENLER YİYECEĞİ EKMEĞİ İÇECEĞİ SUYU HAK EDİYORLARMI?!!!
Buna yani dinimize ve değerlerine uzak durmamız konusunda ülkemiz ile İslam ülkelerinden sayısız örnekler verebiliriz.
Bu yazımda İslam aleminin yer üstü ve altı tüm zenginliklere sahip olmalarına rağmen her yönü ile bunlara sahip olmayanlardan her yönüyle geri olmamızın sebeplerinden sadece birini bu yazımda işleyeceğim.
BIRAKIN YAGINLAŞTIRMAYI GÜNDELİK HAYATIMIZDAKİ UMURSAMAZLIKLA UNUTULDU!!!
Orta başlıktaki unutulduğu belirtilen dinimizin en önemli emirlerinden olan Selamlaşmadır.
Verilmesi sünnet, alınması ise farz olan verenden çok alanın daha fazla sevap kazanacağı belirtilerek yaygınlaştırılması istenen Selamlaşma konusunda maalesef kelimenin tam anlamıyla sınıfta kalıyoruz.
Bu konuda bizzat yakın zamanda tespit ettiğim kişilerin bir birinden Allah(c.c.) ın selamını esirgemesine geçmeden önce dinimizin bu konudaki emirlerini gelin birlikte okuyalım.
MEVLA’MIZIN BİZ KULLARINA REHBER OLANREHBER EDİNMEMİZ GEREKEN SELAMLAŞMAYLA İLGİLİ AYETLER!!!
Nisa Suresi, 86. ayet: Bir selamla selamlandığınızda, siz ondan daha güzeliyle selam verin ya da aynıyla karşılık verin. Şüphesiz, Allah her şeyin hesabını tam olarak yapandır.
Nisa Suresi, 94. ayet: Ey iman edenler, Allah yolunda adım attığınız (savaşa çıktığınız) zaman gerekli araştırmayı yapın ve size (İslam geleneğine göre) selam verene, dünya hayatının geçiciliğine istekli çıkarak: “Sen mümin değilsin” demeyin.
Asıl çok ganimet, Allah Katındadır, bundan önce siz de böyle idiniz; Allah size lütufta bulundu.
Öyleyse iyice açıklık kazandırın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.
En’am Suresi, 54. ayet: Bizim ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde, onlara de ki: “Selam olsun size.
Rabbiniz rahmeti Kendi üzerine yazdı ki, içinizden kim bir cehalet sonucu bir kötülük işler sonra tevbe eder ve (kendini) ıslah ederse şüphesiz, O, bağışlayandır, esirgeyendir.”
Araf Suresi, 46. ayet: İki taraf arasında bir engel ve burçlar (A’raf) üstünde hepsini yüzlerinden tanıyan adamlar vardır. Cennete gireceklere: “Selam size” derler, ki bunlar, henüz girmeyen fakat (girmeyi) ‘şiddetle arzu edip umanlardır.’
Yunus Suresi, 10. ayet: Oradaki duaları: “Allah’ım, Sen ne Yücesin”dir ve oradaki dirlik temennileri: “Selam”dır; dualarının sonu da: “Gerçekten, hamd alemlerin Rabbi olan Allah’ındır.”
Hud Suresi, 48. ayet: “Ey Nuh” denildi. “Sana ve seninle birlikte olan ümmetler üzerine Bizden selam ve bereketlerle (gemiden) in. (Sizden türeyecek diğer kafir) Ümmetleri de yararlandıracağız, sonra onlara Bizden acı bir azap dokunacaktır.”
Hud Suresi, 69. ayet: Andolsun, elçilerimiz İbrahim’e müjde ile geldikleri zaman; “Selam” dediler. O da: “Selam” dedi (ve) hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı getirdi.
Ra’d Suresi, 24. ayet: “Sabrettiğinize karşılık selam size. (Dünya) Yurdun(un) sonu ne güzel.”
İbrahim Suresi, 23. ayet: İman edip salih amellerde bulunanlar, Rablerinin izniyle altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere konulmuşlardır.
Orada birbirlerine olan dirlik temennileri: “Selamdır.”
Hicr Suresi, 52. ayet: Yanına girdiklerinde “Selam” demişlerdi.
O da: “Biz sizden korkmaktayız” demişti.
Nahl Suresi, 32. ayet: Ki melekler, güzellikle canlarını aldıklarında: “Selam size” derler.
“Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin.”
Meryem Suresi, 15. ayet: Ona selam olsun; doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağı gün de.
Meryem Suresi, 33. ayet: “Selam üzerimedir; doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün de.”
Meryem Suresi, 47. ayet: (İbrahim:) “Selam üzerine olsun, senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü, O, bana pek lütufkardır” dedi.
Meryem Suresi, 62. ayet: Onda ‘boş bir söz’ işitmezler; sadece selam (ı işitirler). Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta)dır.
Taha Suresi, 47. ayet: “Haydi ona gidin de deyin ki: Biz senin Rabbinin elçileriyiz, İsrailoğulları’nı bizimle birlikte gönder ve onlara (artık) azap verme.
Sana Rabbinden bir ayetle geldik. Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun.”
Nur Suresi, 27. ayet: Ey iman edenler, evlerinizden başka evlere, yakınlık kurup (izin almadan) ve (ev halkına) selam vermeden girmeyin.
Bu sizin için daha hayırlıdır; umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz.
Nur Suresi, 61. ayet: Kör olana güçlük yoktur, topal olana güçlük yoktur, hasta olana da güçlük yoktur;
Sizin için de, gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden, anahtarına malik olduğunuz (yerlerden) ya da dostlarınızın (evlerin)den yemenizde bir güçlük yoktur.
Hep bir arada veya ayrı ayrı yemenizde de bir günah yoktur.
Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından kutlu, güzel bir yaşama dileği olarak birbirinize selam verin.
İşte Allah, size ayetleri böyle açıklar, umulur ki aklınızı kullanırsınız.
Furkan Suresi, 63. ayet: O Rahman (olan Allah)ın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman “Selam” derler.
Furkan Suresi, 75. ayet: İşte onlar, sabretmelerine karşılık (cennetin en gözde yerinde) odalarla ödüllendirilirler ve orda esenlik dileği ve selamla karşılanırlar.
Neml Suresi, 59. ayet: Dedi ki: “Hamd Allah’ındır ve selam O’nun seçtiği kullarının üzerinedir. Allah mı daha hayırlı yoksa onların ortak koştukları mı?”
Kasas Suresi, 55. ayet: ‘Boş ve yararsız olan sözü’ işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: “Bizim yapıp-ettiklerimiz bizim, sizin yapıp-ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz” derler.
Ahzab Suresi, 44. ayet: O’na kavuşacakları gün, onların dirlik temennileri: “Selam”dır. Ve O, onlara üstün bir ecir hazırlamıştır.
Dinimizin en önemli emirlerinden olan kişiler arasındaki husumetleri yok ederek dolayısıyla da maddi ve manevi sıkıntıları gidermenin yanında verenle alanın bir birilerine dua etmelerinin yanında canları, malları ve ırzlarını da bir birilerine karşı garanti etme manasına da gelen Selamlaşmayla ilgili Ayetlerin devamı ile Peygamber efendimiz Hz. Muhammed(S.A.V)’in bu konudaki hadislerini O yüce yaratıcının izni ve sizlerin de hoş görüsüne sığınarak Cuma günü devam edeceğim.
Hakkın rızası için okunması ve okutulması dileğiyle.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun.
Devamı Cuma’ya.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.