DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Niğde °C
Niğde
°C
°C
°C
°C
°C

GERGİNLİK ÇIKMAMASI İÇİN ASILLARINA DÖNMEK İSTEYEN JAPONLARA GURBETÇİLER ULTİMATOM VERDİ(*)

14.09.2026
15
A+
A-

Perşembe ‘den devam.
Perşembe günü” İNANANLARIN SEKSENLER NOSTALJİSİ “ÖZ YURDUMUZDA PARYA VE ENSEMİZDE PİŞİRİLEN BOZA” başlıklı yazımda yaptığım ironi yani kinaye ile o dönemde inançlarının gereğini yaşamak için meşru yollardan hak arayanlara din ve demokrasi düşmanlarının” Sizin bu yaptığınız gerginlik çıkartmaktır” şeklinde suçlandıklarını.!
Bunun üzerine 10.02.2008 Pazartesi ve11.03.2008 Salı günleri konuyla ilgili olarak konuyu uzun uzadıya bir yazıyla yaptığım ironi yani kinayeli bir şekilde dile getirdim.
Aradan geçen zamanda seçilmişlerin iktidar olmaları fakat tüm dirençleri ile çabalarına yani taviz vermeyen omurgalı duruşlarına rağmen sözüm ona zinde güçler(TSK, Yüksek Yargı ve Yüksek Öğretim ile bir çok isim altındaki STK ve Meslek kuruluşların) milletin mutlu istikbalini engellemeleri nedeniyle dayatılan yasaklar kaldırılmadı.!
Ülkemizde milletimize dayatılan yasakların devam etmesi nedeniyle Şubat 2008’in 10’unda ki yazımı 2 yıl 1 ay sonra 10.03.2010 Çarşamba günü ise güncelleyerek aynı kinaye yani İroni ile; GERGİNLİK ÇIMAMASI İÇİN JAPONYA’NIN RESMİ DİLİ TÜRKÇE, DİNİ İSE İSLAM OLMALI(!)(*) Başlıklı yazıma Hakkın izniyle ve yüce rızasına kavuşmanın yanında mutlu Türkiye’ni istikbaline katkı için kaleme aldığım o zamanki yazımı Perşembe günü kaldığı yerden bugün devam ediyorum.
“Japonlar kendi medeniyetleri dışındaki kültürün etkisinden kurtulmaya karar vererek, atalarından kalan inanç ve kültürlerinin yasaklanan bazı uygulamalarına geri dönmek için yasal değişiklik yapmak isteyince (O zaman bu ülkede bulunan) 3000 Türk gurbetçisi tarafından kıyamet kopartıldı.
Bu yeni düzenlemenin toplumu gereceğini iddia eden yasal ve gayri yasal yollardan bu ülkeye göçen bizim gurbetçilerimiz kendileriyle birlikte resmi rakamlara göre 350 ila 400 bin fakat resmiyete girmeyenlerle birlikte Yarım milyonu bulduklarını tahmin ettikleri ülkedeki Müslümanlar adına Japon İmparatorluğuna, Parlamento ve Başbakanlığına ültimatom vererek Japonların eski geleneklere dönülmemesi, şayet eskiye dönmede ısrar edilirse çıkartılacak gerginlikle kıyamet kopacağını ,yaptıkları şeyi için kendileriyle uzlaşılmadığı için bunu doğru bulmadıklarını bu nedenle bunun yapılmayıp aksine kendi isteklerinin yerine getirilmesini istemişler(!)
Eğer ki bu istekleri olmaz ise yani Japonlar onların taleplerini kabul etmeyip kendi eski kültürlerine dönecek olurlarsa toplumda gerginlik olacağını belirterek bunun yerine kendi taleplerinin gerçekleşmesini söylemişler.!
TÜRKİYE İNANLAR İÇİN AÇIK HAVA KAMPI VE CEZA EVİ OLMASINA TEPKİM JAPON İRONİSİ/KİNAYESİ
O dönemde milletimizin muhafazakarlarının inancının gereğini yapmaya çalışanların irtica ile suçlanarak dinimizin ret ettiği mürtecilikle yaftalanmaları ile bu muhafazakarlardan ticaret erbabına vurulan “Yeşil Sermaye” yaftasıyla kumu ihalelerine girmelerinin engellenmesi.
Laikliğin evrensel yorumunun aksine Arnavutluk’un eski Komünist lideri Enver hocanın ve O zaman emekli olmasına rağmen Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş’ın savunduğu Militan Laikliğin gereği uygulanıyordu.
Bununla üniversite öğrencilerinin inancının gereği örtünenlerin başlarının zorla açtırılması, baş örtüsü düşmanı Fransızlarla mücadelesiyle bilinen Sütçü İmam üniversitesinde bile kız çocuklarının başlarının zorla açtırılması, açmayanların eğitimlerinin engellenmesi.
İstanbul Üniversitesi rektör yardımcısı Profesör Nur Serter’in icadı olan ikna odalarında üniversite öğrencisi kızların kameralar önünde rencide edilerek başlarının zorla açtırılması , 8 yıllık kesintisiz eğitimle Ortaokul bölümleri kapatılan İmam Hatiplilere birde getirilen puan adaletsizliğiyle onların narına yanan diğer Meslek Lisesi öğrencilerinin üniversiteler girmelerine çıkartılan ikinci engel.
İnsanlarımızın ciğer pareleri evlatlarının vatan görevi olan askerlikteki yemini törenine ve askeri kışlalar ile ordu evlerinde yapılan düğünlerine başörtülü ve sakallı olmaları nedeniyle alınmamaları.
Namaz kılan askerlerin rütbelerine bakılmaksızın” Disiplinsizlik” suçlamasıyla dava açma yolu kapalı şekilde ordudan atılmalarıyla tüm inananların enselerinde ecdadının şehit ve gazilerinin kanıyla kurtarılan kendi öz yurdunda parya olmaları ve milletin inancına karşı olunmasına rağmen dinin emri olan kurban derilerine devlet eliyle el konulduğu.
Meşru çerçevede inandığının gereğini yapmak isteyenlerin devletin silahlı güvenlik kuvvetleriyle dağıtıldı zamandı.
Bu zulme karşı bende inanlara yapılanları ancak ironi yani kinaye ile hacca giden karınca misali bu demokrasi ,dolayısıyla inanç düşmanlarıyla Hakkın rızası için kalemimle mücadele etmeye çalıştım.
Yerimiz dolmasına rağmen 2008 de yazıp aradın geçen zamanda zulmün devam etmesi nedeniyle 2 yıl sonra 2010 da güncelleyerek yaptığım Japon ironisi/kinayesi’ için yazdıklarımın tamamını yayınlayamadım.
17 Eylül’ün Milletin 1. Adamı Başbakan Adnan Menderes’in şehit edilmesinin 65. kara yıl dönümü olması nedeniyle bu konuyu bu katliamın yıldönümünden 1 gün önce yazacağımdan Hakkın izni ve rızası ile bu çerçevede ülkemizle milletimizin mutlu istikbaline katkı için konuya 18 Eylül Cuma günü kaldığı yerden devam edeceğim.
Hakkın rızası ve ülkemizle, milletimizin mutlu istikbali için okunması ve okutturulması dileğiyle.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun.
Devamı 18 Eylül Cuma’ya.

(*),(!): Yazda dost ülke Japonya’nın isminin geçmesi sadece bir ironi ve kinayededir. Bu seri yazımda belirtilenlerin Japon devleti, hükümeti ve halkıyla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Yapılan millet ve demokrasi düşmanlarına karşı dolaylı mücadeleden ibarettir. Ali Genç.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.